İsveç, göçmenlerin oturma iznini davranışlarına bağlayan yasayı onayladı
İsveç parlamentosu, göçmenlerin oturma izinlerinin iptal edilmesini "davranış" kriterine bağlayan yeni bir yasayı kabul etti. Yasa, sosyal entegrasyon standartlarını karşılamayan göçmenlere karşı daha sert tedbirler alınmasının yolunu açıyor.

İsveç Riksdag (parlamento), göçmenlerin oturma izinlerinin davranışlarına bağlı olarak iptal edilmesini öngören yasa tasarısını onayladı. Yeni düzenleme, ülkede göçmen politikasında önemli bir dönüş işaret ediyor. Tasarı, göçmenlerin sosyal entegrasyon standartlarına uymaması durumunda ikamet hakkının gözden geçirilebileceğini belirtiyor. Yasanın tam olarak uygulanmaya başlanması için henüz resmi açıklamalar yapılmamış olsa da, Göçmenlik Kurumu'nun yeni kriterleri hazırlamaya başlaması bekleniyor.
Yasa, İsveç'te son yıllarda artan güvenlik endişeleri ve göçmen entegrasyonu sorunları üzerine çıkarıldı. Parlamento üyeleri, yasanın göçmenleri daha sorumlu bir şekilde davranmaya teşvik edeceğini savundu. Aynı zamanda ülke içinde sosyal uyum açısından bazı sorunlar yaşandığı ileri sürülmüştür. Muhalefet tarafı ise yasanın ayrımcı olabileceği yönünde uyarılarda bulundu.
Yasa tasarısının tanımladığı "davranış" kriterleri arasında ceza mahkemesinde hüküm giyilmek, güvenlik tehdidi oluşturmak ve toplum düzenine aykırı eylemler sayılıyor. Yasaya göre bu durumlar tespit edilmesi halinde göçmen, ikamet iznini kaybetme riski ile karşı karşıya kalacak. İdari kurumlar, her vakanın bireysel olarak değerlendirilmesine dair açıklamalar yaptılar.
Yasa, İsveç'te son on yıl içinde göç politikası alanında yapılan en önemli değişikliklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülke, önceki dönemlerde göç konusunda nispeten liberal bir yaklaşım sergilemişti. Bununla birlikte, işsizlik ve güvenlik konuları tartışmalarının yoğunlaşması sonrasında siyasi tutumun kademeli olarak değiştiği gözlemlenmiştir.
İnsan hakları örgütleri, yasanın hukuki açıdan sorun teşkil edebileceği konusunda kaygı dile getirdi. Bazı uluslararası kuruluşlar, davranış tanımının muğlak olduğunu ve keyfi uygulamalar riskini taşıdığını belirtti. Bununla birlikte İsveç hükümeti, yasanın hukuka uygun şekilde hazırlandığını ve uygulanacağını ifade etti.



