ABD-İran barış görüşmeleri Hürmüz Boğazı'daki çatışmalar nedeniyle durduruldu
ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı'nda yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, İsviçre'de yapılması planlanan barış görüşmeleri askıya alındı. İran, bu sabah ABD ile gerçekleştirilmesi beklenen teknik görüşmelere katılmadığını açıkladı.

ABD ve İran arasında son günlerde Hürmüz Boğazı'nda meydana gelen silahlı çatışmalar, iki ülke arasındaki barış müzakerelerinin durdurulmasına neden oldu. Wall Street Journal'a konuya hakim kaynaklar tarafından verilen bilgiye göre, bu hafta sonu İsviçre'de yeniden başlaması öngörülen görüşmeler ertelendi. Taraflar, meydana gelen olayların karşılıklı olarak anlaşmaların ihlalini işaret ettiğini iddia ederek birbirlerini suçlamaktadır.
Son dönemde yaşanan olaylar, haziran ayında imzalanan mutabakat zaptına aykırı gelişmeler olarak değerlendirildi. Bu mutabakata göre İran, Hürmüz Boğazı'nı uluslararası ticari gemilerin geçişine açık tutmakla yükümlüdür. Bölgede meydana gelen gerginlik, söz konusu koridor aracılığıyla yapılan ticari faaliyetleri etkilemeye başlamıştır. ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Tahran'ın deniz trafiğini tehdit etmesi halinde Washington'un İran'ın askeri altyapısını hedefleyerek müdahale etmeye devam edeceğini duyurmuştur.
Son çatışmalarda İran, Katar'dan petrol taşıyan bir konteyner gemisine ve bir tankere saldırı gerçekleştirdi. Buna karşılık ABD, İran'ın iletişim hatlarını, silahsız hava araçlarını ve füze üslerini bombaladı. Her iki taraf da diğerinin anlaşmayı ilk kıran taraf olduğunu savunarak sorumluluk suçlaması yapmaktadır. Artan gerilim, bölgede ticari ve askeri faaliyetleri olumsuz etkilemiştir.
İran medyası, ülke heyetinin bu sabah ABD ile yapılması planlanan teknik görüşmelere katılmadığını bildirmiştir. Tahran yönetimi, son saldırılar ve varılan koşulların yerine getirilmemesi nedeniyle katılmama kararı aldığını belirtmiştir. Görüşmelerin ertelenmesi, iki ülke arasındaki diyalog kanallarının geçici olarak kapalı kaldığını göstermektedir.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, küresel enerji güvenliğini doğrudan etkileme potansiyeline sahip olması nedeniyle uluslararası kaygı konusu haline gelmiştir. Söz konusu su yolu, dünya deniz taşımacılığının stratejik bir noktasıdır. Müzakerelerin askıya alınması, kısa vadede iki ülke arasındaki sorunların çözümünün daha zor hale geleceğini işaret etmektedir.



